A'râf Sûresi 10. Ayet Meali - Genel | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

A'râf Sûresi 10. Ayet Meali

11.02.2025

A'râf Sûresi, Kur'an-ı Kerim'in yedinci sûresi olup, içinde barındırdığı derin anlamlarla dikkat çeker. Özellikle 10. ayet, geçmiş kavimlerin hayatlarından verilen canlı misallerle peygamberlerin iman uğrundaki mücadelelerini gözler önüne sererken, Mekkeli müşriklere uyarılarda bulunur. Tarih boyunca hakikatin izinden giden peygamberlerin karşılaştığı zorlukları ve bu zorluklar karşısındaki direnişlerini anlatır. Aynı zamanda müminlere de sabır telkin ederek, onların karşılaştıkları sıkıntılar karşısında inançlarını korumaları gerektiğini hatırlatır. A'râf Sûresi'nde yer alan bu önemli mesajlar, sadece tarihi bir anlatıdan ibaret olmayıp, günümüz Müslümanlarına da rehberlik eder. Her bir ayet, iman edenlere sabır ve metanet telkin ederken iman karşısında direnenleri ise uyarmakta, onları hakikate davet etmektedir.

A'râf Sûresi 10. Ayet Arapça Yazımı

وَلَقَدْ مَكَّنَّاكُمْ فِي الْاَرْضِ وَجَعَلْنَا لَكُمْ ف۪يهَا مَعَايِشَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ۟

A'râf Sûresi 10. Ayet Okunuşu

Velekad mekkennâkum fî-l-ardi vece’alnâ lekum fîhâ me’âyiş(e)(k) kalîlen mâ teşkurûn(e)

A'râf Sûresi 10. Ayet Türkçe Meali

Andolsun, size yeryüzünde imkân ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkânları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

A'râf Sûresi 10. Ayet Tefsiri

Allah Teâlâ, insanları yeryüzünde yaratmış ve buraya yerleştirmiştir. Yeryüzü, bizim için yaşam süreceğimiz, huzur bulacağımız bir vatan ve öldüğümüzde de dinleneceğimiz bir mekan olmuştur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: “Sizi topraktan yarattık, yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi diriltip oradan çıkaracağız” buyrulmaktadır. Bu ayet, insanın yaratılışı ve ölümden sonraki yaşamının bir döngü içinde olduğunu belirtir.

Allah Teâlâ, insanlara dünyada çeşitli lütuflar sunmuş ve doğanın güçlerini emrine vermiştir. Bu güçler üzerinde tasarruf edebilme yeteneği ile donatıldığımızı ifade eder. Bu durum, insanın yeryüzünde bir halife olarak yaratıldığını ve doğanın kaynaklarını kullanma hakkına sahip olduğunu gösterir. Ancak bu hak, aynı zamanda bir sorumluluk da getirir; zira insan yeryüzünde adaletin ve dengenin sağlanmasında yükümlüdür.

Allah Teâlâ'nın bize sunduğu fırsatlar,  ikram ve bir sınav niteliğindedir. Aksi takdirde, nimetlerin kötüye kullanılması insanlığı ya da doğayı olumsuz yönde etkileyebilir. A'râf Sûresi 10. âyetin yorumu, insanın dünyadaki rolünü ve sorumluluklarını hatırlatmaktadır.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Hızlı Bağış Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir.
Bağış Türü
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Babalar Çocukları Nasıl Etkiliyor?
    Çocukluk, insanın ilk aynasıdır. O aynada duyulan ses, hissedilen güven ve görülen bakış; gelecekteki kişiliğin temel taşlarını oluşturur. Ailenin sıcak çemberi, çocuğa kim olduğunu değil, kim olabileceğini gösteren ilk sahnedir. Bu sahnede anne, duygusal bağı kuran, sevgiyi dokunuşla öğreten taraftır. Baba ise bu sevgiye yön veren pusuladır. Onun varlığı, çocuk için sadece bir güven alanı değil; aynı zamanda hayatın nasıl yaşanacağına dair bir rehberdir.
  • Müslümanı Muazzez Kılan Nedir?
    Dua, Müslüman’ın yalnızca dille yapılan bir ibadet değil, kalbin derinliklerinden yükselen bir teslimiyet ilanıdır. Kulun, “Ben hiçbir şeye gerçekten malik değilim, sahip olduğum her şey bir emanet” diyebilmesidir. İnsan, ne kadar bilgiye, teknolojiye, servete ulaşırsa ulaşsın; bir yaprağın düşüşünü dahi kontrol edemediğini fark ettiğinde, hakiki kudretin kimde olduğunu anlar. Dua; insanın, kendi acizliğini fark edip, Allah’ın mutlak kudreti karşısında eğilmesidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İlginç Özellikleri
    Kanuni Sultan Süleyman, 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Osmanlı tahtının kudretli hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in oğlu, Hafsa Sultan’ın ise kıymetli evladıydı. Genç yaşta Saruhan Sancağı’nda yöneticilik yaparak devlet idaresinde tecrübe kazandı. 1520’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçti ve 46 yıl süren hükümranlığıyla imparatorluğun en uzun süre tahtta kalan padişahı oldu. Bu dönemde 13 büyük sefere çıkarak hem doğuda hem batıda Osmanlı topraklarını genişletti. Adaletli yönetimiyle halk arasında “Kanuni” unvanıyla anıldı.
  • Bir İnsanı Neden Seversiniz?
    Müslümanın hayatındaki her eylemde olduğu gibi, sevgi ve nefret duygularının da merkezinde Allah rızası yer almalıdır. İslam inancına göre, bir Müslüman sadece ibadetlerinde değil; dostluklarında, muhabbetlerinde ve hatta nefretinde dahi ilahî bir niyet taşımalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), hadislerinde “Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek” kavramına sıkça vurgu yaparak, bu duyguların imanla yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Sandık Vasiyeti
    Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han, hayatının son anlarına kadar hem devletine hem de inancına bağlı bir padişahtı. Onun vefatından sonra ortaya çıkan gizemli bir vasiyet, asırlar boyunca tarihçilerin ve halkın merakını cezbetmiştir. Sultan Süleyman, ölümünden sonra mezarına kendisine ait küçük bir sandığın konulmasını istemişti. Bu, sıradan bir isteğin ötesindeydi — çünkü bu sandığın içinde ne olduğu kimse tarafından bilinmiyordu.