Namaz Kılarken Rükuda Ne Söylenir? - Genel | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

Namaz Kılarken Rükuda Ne Söylenir?

22.08.2025

Sözlükte "eğilmek" anlamına gelen rükû' terimi, İslam dininde namazın önemli bir bölümünü teşkil eden fiziksel bir hareketi ifade eder. Fıkıh terimi olarak, namazda kıraatin tamamlandığı noktada baş ve sırtın düz bir yüzey oluşturacak şekilde öne eğilmesini ve ellerin dizlere ulaşmasını belirtir. Rükû, namazın şekil yapısında ayakta duruşun (kıyam) ardından gelen ikinci pozisyondur ve secdeye geçmeden önce gerçekleştirilir.

Allah'ın yüceliği karşısında kulun acizliğini ve alçakgönüllülüğünü ifade eden bu eğilme, namazın rükünlerinden ve zorunlu kısımlarındandır. Rükû sırasında "Sübhâne rabbiyel azîm" ifadesiyle Allah'ın büyüklüğü anılır. Namazın her rekâtında tekrarlanan rükû, Müslümanın Allah'a olan saygısını ve teslimiyetini simgeler. 

Namaz Kılarken Rükuda Ne Söylenir?

Namaz kılarken, özellikle anında, kullanılan en önemli ifade "Sübhane Rabbiyel Azim"dir. "Yüce Rabbimi her türlü eksiklikten tenzih ederim" anlamına gelir. Müslümanlar rüku pozisyonunda, yani belden eğilmiş halde en az üç kez "Sübhane Rabbiyel Azim" diyerek Allah'ın büyüklüğünü ve yüceliğini zikrederler.

Sübhane Rabbiyel Azim Kaç Defa Söylenir?

"En güzel isimler Allah'ındır. O isimlerle ona dua edin." (Â'raf, 7/180) ayeti bize Allah'ı en güzel isimleriyle anmamız gerektiğini hatırlatır. Namazda önemli bir zikir olan "Sübhane rabbiyel azim" ifadesi, rüku pozisyonunda söylenir ve Allah'ı yüceliğiyle anarız.

Peygamberimize gelen ilk ilâhi emirlerden biri, "Ve rabbeke fe kebbir..." (Müddessir, 74/4) ayetiyle Rabbimizi tekbirle anmamız emredilmiştir. Bu sebeple namaza "Allahü Ekber" diyerek başlar, içinde O'na en güzel isimleriyle dua ederiz.

Sübhane Rabbiyel Azim Namazda Nerede ve Kaç Defa Söylenir? sorusunun cevabı şudur: Namaz kıraatinden sonra "Allahü Ekber" diyerek rükua eğilinir. Rükuda iken en az üç defa "Sübhane Rabbiye'l-Azim" denir. 

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Hızlı Bağış Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir.
Bağış Türü
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Babalar Çocukları Nasıl Etkiliyor?
    Çocukluk, insanın ilk aynasıdır. O aynada duyulan ses, hissedilen güven ve görülen bakış; gelecekteki kişiliğin temel taşlarını oluşturur. Ailenin sıcak çemberi, çocuğa kim olduğunu değil, kim olabileceğini gösteren ilk sahnedir. Bu sahnede anne, duygusal bağı kuran, sevgiyi dokunuşla öğreten taraftır. Baba ise bu sevgiye yön veren pusuladır. Onun varlığı, çocuk için sadece bir güven alanı değil; aynı zamanda hayatın nasıl yaşanacağına dair bir rehberdir.
  • Müslümanı Muazzez Kılan Nedir?
    Dua, Müslüman’ın yalnızca dille yapılan bir ibadet değil, kalbin derinliklerinden yükselen bir teslimiyet ilanıdır. Kulun, “Ben hiçbir şeye gerçekten malik değilim, sahip olduğum her şey bir emanet” diyebilmesidir. İnsan, ne kadar bilgiye, teknolojiye, servete ulaşırsa ulaşsın; bir yaprağın düşüşünü dahi kontrol edemediğini fark ettiğinde, hakiki kudretin kimde olduğunu anlar. Dua; insanın, kendi acizliğini fark edip, Allah’ın mutlak kudreti karşısında eğilmesidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İlginç Özellikleri
    Kanuni Sultan Süleyman, 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Osmanlı tahtının kudretli hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in oğlu, Hafsa Sultan’ın ise kıymetli evladıydı. Genç yaşta Saruhan Sancağı’nda yöneticilik yaparak devlet idaresinde tecrübe kazandı. 1520’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçti ve 46 yıl süren hükümranlığıyla imparatorluğun en uzun süre tahtta kalan padişahı oldu. Bu dönemde 13 büyük sefere çıkarak hem doğuda hem batıda Osmanlı topraklarını genişletti. Adaletli yönetimiyle halk arasında “Kanuni” unvanıyla anıldı.
  • Bir İnsanı Neden Seversiniz?
    Müslümanın hayatındaki her eylemde olduğu gibi, sevgi ve nefret duygularının da merkezinde Allah rızası yer almalıdır. İslam inancına göre, bir Müslüman sadece ibadetlerinde değil; dostluklarında, muhabbetlerinde ve hatta nefretinde dahi ilahî bir niyet taşımalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), hadislerinde “Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek” kavramına sıkça vurgu yaparak, bu duyguların imanla yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Sandık Vasiyeti
    Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han, hayatının son anlarına kadar hem devletine hem de inancına bağlı bir padişahtı. Onun vefatından sonra ortaya çıkan gizemli bir vasiyet, asırlar boyunca tarihçilerin ve halkın merakını cezbetmiştir. Sultan Süleyman, ölümünden sonra mezarına kendisine ait küçük bir sandığın konulmasını istemişti. Bu, sıradan bir isteğin ötesindeydi — çünkü bu sandığın içinde ne olduğu kimse tarafından bilinmiyordu.