Kelime-i Tevhid ve Anlamı - Genel | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

Kelime-i Tevhid ve Anlamı

22.07.2025

Kelime-i tevhîd, İslam dininin temelini oluşturan en önemli ifadedir. "Lâ ilâhe illallah, Muhammedur rasulullah" şeklinde ifade edilen bu söz, Allah'ın birliğini ve Hazreti Muhammed'in peygamberliğini tasdik eder. Kelime-i tevhîdi hayata hâkim kılmak çok önemlidir; zira bu, inancın özünü yaşayarak tezahür ettirmeyi sağlar. İslam inancına göre, bir bireyin hayatında Kelime-i tevhîd'in gerçek anlamda yer etmesi, onun ruhsal ve ahlaki gelişimini doğrudan etkiler. Zîrâ kulların son hâli bu husustaki derece ve tatbikatlarına göre gerçekleşecektir. Yani, insanlar bu kutsal kelimeyi ne kadar içselleştirir ve hayatlarına ne ölçüde yansıtırsa, ahiretteki durumları da o kadar olumlu olacaktır. 

Kelime-i Tevhid Nedir?

Kelime-i Tevhid, İslam inancının temel unsuru olup "Lâ ilâhe illallâh Muhammedü'r-rasûlullah" ifadesidir. Bu söz, "Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed onun elçisidir" anlamına gelir. İslam’ın özünü temsil eden bu cümle, Müslümanların inanç sisteminin merkezinde bulunmaktadır. Tevhid; kısaca "lâilahe illallah: Allah’tan başka ilah yoktur" demek ve bu inancın gerekliliklerini tüm varlığıyla hissederek yaşamak demektir. Ancak tevhide ulaşmanın yolu, kişinin sahip olduğu yanlış inançlardan arınmasıdır. Birey, şirkten uzaklaşıp Allah’ın birliğini kabul ettiğinde gerçek tevhide ulaşabilir. Bu yolculuk, kişinin kalbini temizleyip, Allah’ın birliğini yalnızca diliyle değil, kalbiyle ve eylemleriyle de tasdik etmesiyle mümkün olur.

Kelime-i Tevhid Arapça

لَا إِلٰهَ إِلَّا ٱللّٰهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ ٱللّٰهِ

Kelime-i Tevhidin Okunuşu

Lâ ilahe illâllah Muhammedün rasûlüllah.

Kelime-i Tevhid Anlamı

Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın elçisidir.

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Hızlı Bağış Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir.
Bağış Türü
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Babalar Çocukları Nasıl Etkiliyor?
    Çocukluk, insanın ilk aynasıdır. O aynada duyulan ses, hissedilen güven ve görülen bakış; gelecekteki kişiliğin temel taşlarını oluşturur. Ailenin sıcak çemberi, çocuğa kim olduğunu değil, kim olabileceğini gösteren ilk sahnedir. Bu sahnede anne, duygusal bağı kuran, sevgiyi dokunuşla öğreten taraftır. Baba ise bu sevgiye yön veren pusuladır. Onun varlığı, çocuk için sadece bir güven alanı değil; aynı zamanda hayatın nasıl yaşanacağına dair bir rehberdir.
  • Müslümanı Muazzez Kılan Nedir?
    Dua, Müslüman’ın yalnızca dille yapılan bir ibadet değil, kalbin derinliklerinden yükselen bir teslimiyet ilanıdır. Kulun, “Ben hiçbir şeye gerçekten malik değilim, sahip olduğum her şey bir emanet” diyebilmesidir. İnsan, ne kadar bilgiye, teknolojiye, servete ulaşırsa ulaşsın; bir yaprağın düşüşünü dahi kontrol edemediğini fark ettiğinde, hakiki kudretin kimde olduğunu anlar. Dua; insanın, kendi acizliğini fark edip, Allah’ın mutlak kudreti karşısında eğilmesidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İlginç Özellikleri
    Kanuni Sultan Süleyman, 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Osmanlı tahtının kudretli hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in oğlu, Hafsa Sultan’ın ise kıymetli evladıydı. Genç yaşta Saruhan Sancağı’nda yöneticilik yaparak devlet idaresinde tecrübe kazandı. 1520’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçti ve 46 yıl süren hükümranlığıyla imparatorluğun en uzun süre tahtta kalan padişahı oldu. Bu dönemde 13 büyük sefere çıkarak hem doğuda hem batıda Osmanlı topraklarını genişletti. Adaletli yönetimiyle halk arasında “Kanuni” unvanıyla anıldı.
  • Bir İnsanı Neden Seversiniz?
    Müslümanın hayatındaki her eylemde olduğu gibi, sevgi ve nefret duygularının da merkezinde Allah rızası yer almalıdır. İslam inancına göre, bir Müslüman sadece ibadetlerinde değil; dostluklarında, muhabbetlerinde ve hatta nefretinde dahi ilahî bir niyet taşımalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), hadislerinde “Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek” kavramına sıkça vurgu yaparak, bu duyguların imanla yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Sandık Vasiyeti
    Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han, hayatının son anlarına kadar hem devletine hem de inancına bağlı bir padişahtı. Onun vefatından sonra ortaya çıkan gizemli bir vasiyet, asırlar boyunca tarihçilerin ve halkın merakını cezbetmiştir. Sultan Süleyman, ölümünden sonra mezarına kendisine ait küçük bir sandığın konulmasını istemişti. Bu, sıradan bir isteğin ötesindeydi — çünkü bu sandığın içinde ne olduğu kimse tarafından bilinmiyordu.