Karia Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri - Genel | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

Karia Suresinin Okunuşu, Anlamı ve Tefsiri

14.07.2025

Kâria Sûresi, İslam'ın kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'in önemli bölümlerinden biri olarak Mekke döneminde indirilmiştir. 11 âyetten oluşan bu sûre, kıyamet gününün korkutucu manzarasını ve insanları etkileyen olayları tasvir etmektedir. "Kâria" terimi, çarpan, vuran, kapıyı çalan ve kalpleri yerinden oynatan anlamlarına gelir. Bu bağlamda, sûredeki "Kâria", kıyametin kopmasını ve insanların bu dehşet verici gün karşısında yaşayacakları heyecanı temsil eder. Kâria Sûresi, hem inananlar hem de inanmayanlar için derin bir uyanış çağrısı yaparak, insanları yaşamlarının anlamını sorgulamaya ve ahiret inancını güçlendirmeye teşvik etmektedir. 

Karia Suresi Arapça

سورة القارعة

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

١. الْقَارِعَةُ
٢. مَا الْقَارِعَةُ
٣. وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُ
٤. يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ
٥. وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنفُوشِ
٦. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ
٧. فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
٨. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ
٩. فَأُمُّهُ هَاوِيَةٌ
١٠. وَمَا أَدْرَاكَ مَا هِيَهْ
١١. نَارٌ حَامِيَةٌ

Karia Suresi Türkçe Okunuşu

Bismillâhirrahmânirrahîm

  1. El-kâri‘ah
  2. Mel-kâri‘ah
  3. Ve mâ edrâke mel-kâri‘ah
  4. Yevme yekûnun-nâsu ke’l-ferâşil mebsûs
  5. Ve tekûnul-cibâlu ke’l-‘ihnil menfûş
  6. Fe emmâ men sekulet mevâzînuh
  7. Fe huve fî ‘îşetir râdıyeh
  8. Ve emmâ men haffet mevâzînuh
  9. Fe ummuhû hâviyyeh
  10. Ve mâ edrâke mâ hiyyeh
  11. Nârun hâmiyyeh

Karia Suresi Anlamı

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

  1. Kâria (kapıyı çalan felâket),
  2. Nedir o kâria?
  3. Kâria’nın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
  4. O gün insanlar, etrafa dağılmış pervaneler gibi olacaklardır.
  5. Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacak.
  6. Artık kimin tartıları ağır gelirse,
  7. İşte o, hoşnut edici bir hayat içinde olacaktır.
  8. Ama kimin tartıları hafif gelirse,
  9. İşte onun anası (varacağı yer) hâviye (uçuruma yuvarlanış) olacaktır.
  10. Hâviyenin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
  11. O, kızgın bir ateştir.

Karia Suresi Tefsiri

Kâria Suresi, kıyamet gününün dehşetini ve o gün insanların karşılaşacağı halleri anlatan kısa ama sarsıcı bir suredir. “Kâria”, kelime olarak “şiddetle çarpan, sarsan, kapıyı vurur gibi ansızın gelen büyük felaket” anlamına gelir. Bu felaketin ne olduğu ve ne kadar büyük olduğu sorularla vurgulanır:

“Kâria nedir? Sen Kâria’nın ne olduğunu nereden bileceksin?” ifadeleriyle kıyamet gününün büyüklüğü insan idrakine sığmadığı şekilde betimlenir. Bu sorular, insanın dikkatini çeker ve yaklaşan büyük olayın ciddiyetini kavratmaya çalışır.

Devamında o günün manzarası tasvir edilir:

“O gün insanlar, etrafa dağılmış pervaneler gibi olacaklardır.”
Bu ayette, insanların korku içinde oraya buraya savrulması, nereye gideceğini bilemeyen panik hâli, pervanelere benzetilerek anlatılır.

“Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacak.”
Bu ise, normalde güçlü ve sabit gördüğümüz dağların bile o gün nasıl darmadağın olup savrulacağını ifade eder. Dağların yün gibi uçuşması, evrendeki düzenin tamamen bozulduğunu gösterir.

Sonraki ayetlerde ise insanların amellerine göre karşılaşacakları sonuçlar açıklanır:

“Artık kimin tartıları ağır gelirse, o hoşnut edici bir hayat içinde olacaktır.”
Yani, iyilikleri ağır basan kimse cennetle ödüllendirilecektir. Bu “hoşnut edici hayat”, cennette huzurlu, nimetlerle dolu ve Allah’ın razı olduğu bir hayattır.

“Ama kimin tartıları hafif gelirse, onun varacağı yer hâviye olacaktır.”
Günahları ağır basan kimseler için ise son durak “hâviye”dir. Hâviye, cehennemin derinliklerine düşüşü ifade eder; korkunç bir azabın, dipsiz bir uçurumun adıdır.

“Hâviyenin ne olduğunu sen nereden bileceksin?”
Bu soru, o azabın ne kadar büyük ve tarif edilemez olduğunu yeniden vurgular.

Ve son olarak, hâviyenin ne olduğu açıklanır:

“O, kızgın bir ateştir.”
Bu ateş, sıradan bir yanma değil; dayanılmaz, şiddetli ve insanı yok edici bir cehennem ateşidir.

En'am Sûresi Okunuşu

A'raf Sûresi Okunuşu

Enfâl Sûresi Okunuşu

 

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Hızlı Bağış Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir.
Bağış Türü
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Babalar Çocukları Nasıl Etkiliyor?
    Çocukluk, insanın ilk aynasıdır. O aynada duyulan ses, hissedilen güven ve görülen bakış; gelecekteki kişiliğin temel taşlarını oluşturur. Ailenin sıcak çemberi, çocuğa kim olduğunu değil, kim olabileceğini gösteren ilk sahnedir. Bu sahnede anne, duygusal bağı kuran, sevgiyi dokunuşla öğreten taraftır. Baba ise bu sevgiye yön veren pusuladır. Onun varlığı, çocuk için sadece bir güven alanı değil; aynı zamanda hayatın nasıl yaşanacağına dair bir rehberdir.
  • Müslümanı Muazzez Kılan Nedir?
    Dua, Müslüman’ın yalnızca dille yapılan bir ibadet değil, kalbin derinliklerinden yükselen bir teslimiyet ilanıdır. Kulun, “Ben hiçbir şeye gerçekten malik değilim, sahip olduğum her şey bir emanet” diyebilmesidir. İnsan, ne kadar bilgiye, teknolojiye, servete ulaşırsa ulaşsın; bir yaprağın düşüşünü dahi kontrol edemediğini fark ettiğinde, hakiki kudretin kimde olduğunu anlar. Dua; insanın, kendi acizliğini fark edip, Allah’ın mutlak kudreti karşısında eğilmesidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İlginç Özellikleri
    Kanuni Sultan Süleyman, 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Osmanlı tahtının kudretli hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in oğlu, Hafsa Sultan’ın ise kıymetli evladıydı. Genç yaşta Saruhan Sancağı’nda yöneticilik yaparak devlet idaresinde tecrübe kazandı. 1520’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçti ve 46 yıl süren hükümranlığıyla imparatorluğun en uzun süre tahtta kalan padişahı oldu. Bu dönemde 13 büyük sefere çıkarak hem doğuda hem batıda Osmanlı topraklarını genişletti. Adaletli yönetimiyle halk arasında “Kanuni” unvanıyla anıldı.
  • Bir İnsanı Neden Seversiniz?
    Müslümanın hayatındaki her eylemde olduğu gibi, sevgi ve nefret duygularının da merkezinde Allah rızası yer almalıdır. İslam inancına göre, bir Müslüman sadece ibadetlerinde değil; dostluklarında, muhabbetlerinde ve hatta nefretinde dahi ilahî bir niyet taşımalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), hadislerinde “Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek” kavramına sıkça vurgu yaparak, bu duyguların imanla yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Sandık Vasiyeti
    Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han, hayatının son anlarına kadar hem devletine hem de inancına bağlı bir padişahtı. Onun vefatından sonra ortaya çıkan gizemli bir vasiyet, asırlar boyunca tarihçilerin ve halkın merakını cezbetmiştir. Sultan Süleyman, ölümünden sonra mezarına kendisine ait küçük bir sandığın konulmasını istemişti. Bu, sıradan bir isteğin ötesindeydi — çünkü bu sandığın içinde ne olduğu kimse tarafından bilinmiyordu.