Hz. Yunus’un (a.s.) Duası - Genel | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

Hz. Yunus’un (a.s.) Duası

01.08.2025

Zor bir durumda kalanlar için Yunus Peygamber’in duasının okunması önerilmektedir. Sıkıntılı zamanlarda Allah’tan yardım istemek açısından özel bir öneme sahiptir. İnsanlar, bu dua sayesinde ruhsal bir dinginlik ve huzur bulduklarına inanırlar. Çok etkili bir dua olduğuna dair birçok çalışma yapılmış ve bu çalışmalar, duanın bireylerin yaşamındaki olumlu etkilerini ortaya koymuştur. Allah-u Teala'nın hoşlandığı dualardan biri olan bu güzel dua, insanların isteklerinin gerçekleşmesine vesile olabilir. Kısa ve kolayca ezberlenebilen bu dua ile ilgili bilgileri derledik ve bu bilgilerin dua edenlere manevi olarak güç katmasını umuyoruz.

Hz. Yunus’un Duası

Hz. Yunus, balığın karnında Allah'a yalvarırken, içtenlikle Allah'a şu duayı etmiştir: Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.  İslam geleneğinde bu duanın özel bir yeri vardır; çünkü Yunus peygamberin en umutsuz anında ettiği ve Allah'ın hemen kabul ettiği duadır. Duanın Türkçe meali, "Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim. Şüphesiz ben kendine zulmedenlerden oldum." şeklindedir. İslam alimlerine göre, her Müslümanın sıkıntılı zamanlarında bu duayı okuması tavsiye edilir, zira bu dua, Hz. Yunus'un karanlıktan aydınlığa çıkmasını sağlayan mübarek sözlerdir.

 

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Hızlı Bağış Hayra vesile olan, hayrı işleyen gibidir.
Bağış Türü
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Babalar Çocukları Nasıl Etkiliyor?
    Çocukluk, insanın ilk aynasıdır. O aynada duyulan ses, hissedilen güven ve görülen bakış; gelecekteki kişiliğin temel taşlarını oluşturur. Ailenin sıcak çemberi, çocuğa kim olduğunu değil, kim olabileceğini gösteren ilk sahnedir. Bu sahnede anne, duygusal bağı kuran, sevgiyi dokunuşla öğreten taraftır. Baba ise bu sevgiye yön veren pusuladır. Onun varlığı, çocuk için sadece bir güven alanı değil; aynı zamanda hayatın nasıl yaşanacağına dair bir rehberdir.
  • Müslümanı Muazzez Kılan Nedir?
    Dua, Müslüman’ın yalnızca dille yapılan bir ibadet değil, kalbin derinliklerinden yükselen bir teslimiyet ilanıdır. Kulun, “Ben hiçbir şeye gerçekten malik değilim, sahip olduğum her şey bir emanet” diyebilmesidir. İnsan, ne kadar bilgiye, teknolojiye, servete ulaşırsa ulaşsın; bir yaprağın düşüşünü dahi kontrol edemediğini fark ettiğinde, hakiki kudretin kimde olduğunu anlar. Dua; insanın, kendi acizliğini fark edip, Allah’ın mutlak kudreti karşısında eğilmesidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın İlginç Özellikleri
    Kanuni Sultan Süleyman, 1494 yılında Trabzon’da dünyaya geldi. Osmanlı tahtının kudretli hükümdarı Yavuz Sultan Selim’in oğlu, Hafsa Sultan’ın ise kıymetli evladıydı. Genç yaşta Saruhan Sancağı’nda yöneticilik yaparak devlet idaresinde tecrübe kazandı. 1520’de babasının vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçti ve 46 yıl süren hükümranlığıyla imparatorluğun en uzun süre tahtta kalan padişahı oldu. Bu dönemde 13 büyük sefere çıkarak hem doğuda hem batıda Osmanlı topraklarını genişletti. Adaletli yönetimiyle halk arasında “Kanuni” unvanıyla anıldı.
  • Bir İnsanı Neden Seversiniz?
    Müslümanın hayatındaki her eylemde olduğu gibi, sevgi ve nefret duygularının da merkezinde Allah rızası yer almalıdır. İslam inancına göre, bir Müslüman sadece ibadetlerinde değil; dostluklarında, muhabbetlerinde ve hatta nefretinde dahi ilahî bir niyet taşımalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), hadislerinde “Allah için sevmek ve Allah için buğz etmek” kavramına sıkça vurgu yaparak, bu duyguların imanla yakından ilişkili olduğunu belirtmiştir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’ın Sandık Vasiyeti
    Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman Han, hayatının son anlarına kadar hem devletine hem de inancına bağlı bir padişahtı. Onun vefatından sonra ortaya çıkan gizemli bir vasiyet, asırlar boyunca tarihçilerin ve halkın merakını cezbetmiştir. Sultan Süleyman, ölümünden sonra mezarına kendisine ait küçük bir sandığın konulmasını istemişti. Bu, sıradan bir isteğin ötesindeydi — çünkü bu sandığın içinde ne olduğu kimse tarafından bilinmiyordu.