Ramazan Gelenekleri - Ramazan | Kardeş Eli Derneği
BLOG
Blog

Ramazan Gelenekleri

26.04.2021

Ramazan gelenekleri yüzyıllardır bu mübârek ayda uygulanmaya devam eden güzel âdetlerdir. Büyüklerimiz ‘o eski Ramazanlar nerede?’ diye özlem duymakta ne kadar da haklıdır. Nesil değişse, zaman akıp geçse de Ramazan-ı Şerifin değeri hiç eksilmemekte, fazîletlerinden hiçbir şey kaybetmemektedir. Kuşaktan kuşağa aktarılarak yaşatılması gereken Ramazan gelenekleri bize nostalji yaşatırken içimizi huzurla doldurur, bu ayın mâneviyâtını daha yoğun hissetmemizi sağlar.

 

Ramazan heyecanını pekiştiren, o coşkuyu daha iyi yaşatan bu gelenekler her ülkede ve hatta her şehirde farklılık gösterir. Ancak tüm Müslümanların kalpleri birdir. Ramazan ayının o ulvî atmosferi her yerde aynıdır.

 

İşte aşağıda öğrenecekleriniz de şimdiden içinizi ısıtacak; sizde daha fazla ibâdet ve iyilik aşkı uyandıracaktır.

 

Eski Ramazan gelenekleri hiç bitmesin, onlara hep sahip çıkılsın temennisiyle.

 

Ramazan Ayı Gelenekleri

 

  1. Her şeyden önce Ramazan’ı karşılamak için hazırlık yapılırdı. Evler temizlenir ve Ramazan boyunca buna daha da ihtimam gösterilirdi. Bayram gününden önce de temizlik yapmak ihmal edilmezdi.
  2. Bardak, çatal-kaşık, tabak, bıçak ve benzeri eşyalar özenle temizlenip parlatılırdı.
  3. Fazla kullanılmayan özel yemek takımları çıkarılır, iftarda gelecek misafirler için hazır edilirdi. Servis altlıkları, masa örtüleri ve havlular da buna dâhildi. Velhâsılı ev pırıl pırıl, tertemiz ve ihtişamlı olsun diye hummalı bir çalışma yapılırdı.
  4. Toplu mutfak alışverişiyle iftar ve sahur sofralarının temeli daha Ramazan gelmeden atılırdı. Çünkü herkes Ramazan’ın tüm evlere bereket getireceğinden emindi.
  5. Meddahlar kahveleri dolaşır, hünerlerini gösterir, meydanlar kukla gösterileriyle renklenirdi. Orta ve gölge oyunları da halkı çok eğlendirirdi.
  6. İlk defa oruç tutan çocuklar iftarda muhtelif hediyelerle sevindirilirdi.
  7. Oruç tutabilecek yaşa gelmemiş küçük çocuklar da Ramazan etkinliklerinin dışında bırakılmazdı. Öğle vakti küçük çocuklar yemek yer ve bu, ‘oruca direk vurma’ veya ‘tekne orucu’ olarak adlandırılırdı.
  8. Ramazan’da pişi denilen hamur işini dağıtmak da toplumda oldukça yaygındı.
  9.  Osmanlı dönemi Ramazan gelenekleri içinde ‘diş kirası’ da yer alırdı. Buna göre zengin kimseler evlerinde sofralar kurar, halkı çağırırlardı. Gelen konuklar ‘Allah misafiri’ olarak görülür, en iyi şekilde ağırlanırdı. İkramların ardından misafirlere bir kese içerisinde hediyeler ve altın paralar verilirdi.
  10. İftara dâvetsiz misafir geldiği çok olurdu. Bu, eski dönemlerde yadırganmazdı. Çünkü insanlar arasında güven ve samimiyet hadsafhâdaydı. Ansızın gelen misafirler sofraya buyur edilir, nefis yemekler eşliğinde hoş sohbetler edilirdi.
  11. Güllaç tatlısı da unutulmazdı. Ramazan ayında güllaç yapıp dağıtmak önemli bir gelenekti. (Güllaçlar pişirilmeden önce, 3 İhlâs ile 1 Fâtihâ okunurdu.)
  12.   Ramazan-ı şerif gelenekleri bu kadarla sınırlı değildir. En önemlilerinden biri de câmilere mahyâlar asılmasıdır. Mahyâ sanatı, Ramazan-ı Şerifin geldiğini haber verirdi. Şehre ışıltılı bir görünüm veren bu mahyâlar, Ramazan ayının mânevî havasını hissettirirdi.
  13.   Günümüz Ramazan gelenekleri içinde en popüler olanı şüphesiz ki pide kuyrukları ve iftarda hurma tüketimidir.  Pideyi her zaman bulmak mümkün olsa da; iftar ve sahur sofralarındaki o pidenin tadını başka zaman yediklerimizde asla bulamadığımız bir gerçektir.
  14. İftar çadırı kurmak da en yaygın Ramazan gelenekleri arasındaki yerini korumaktadır.

 

 

Osmanlı Ramazan Gelenekleri

 

Osmanlı dönemindeki Ramazan gelenekleri bize bu devlet-i âliyyeden kalan en büyük mîraslardandır.

 

 

Zimem Defteri bunların başında gelirdi. Osmanlı zamanında da bakkallar veresiye defteri tutarlardı. Maddî durumu elveren kimseler, bakkallara gidip ihtiyaç sahibi kimselerin borçlarını öderlerdi. Fakat kimin borcunu kapattıklarını bilmezlerdi. Borcu olan kişi de bakkala geldiğinde borcunun olmadığını öğrenince büyük sevinç yaşar; ancak bu hayrı kimin işlediğini bilmezdi. Böylece iyilik riyâsız, gösterişsiz, tam bir ihlâsla yapılırdı.

 

Rengârenk Osmanlı şerbetleri de 600 yıl boyunca Osmanlı’da hüküm süren Ramazan geleneklerindendi. Çeşit çeşit çiçeklerle ve meyvelerle hazırlanan bu şerbetler, şeker veya bal ile tatlandırılırdı. İftar sofralarında baş köşeyi süsleyen Osmanlı şerbetleri, eminiz o lezzetli yemeklerin yanına çok yakışırdı. kızılcık ve demirhindi şerbetleri bunlardandır.

 

Nostaljik Ramazan gelenekleri arasındaki bir diğer uygulama iftarda top atılması, sahurda mâniler okunmasıdır. İftar vakti atılan top, insanlara oruç açma zamanının geldiğini bildirirdi. Sahurda okunan mâniler ise halkı uyandırmakla kalmaz, birbirinden hikmetli ve nükteli mesajlar verirdi. Tabii ki bu mânilere, davul tokmaklarıyla eşlik edilirdi. Günümüzde bu davulcuların seslerini ara sıra duyuyor olsak da; gönül ister ki Osmanlı devletinde olduğu gibi, her şehrin her tarafında yankılansın…

 

Osmanlı’da Ramazan gelenekleri, halkın bu mübârek ayın feyiz ve bereketinden ziyâdesiyle istifâde etmesine yönelikti. Bu yüzden sadaka taşı uygulaması vardı. Sadaka vermek isteyenler paralarını bu taşlara koyar, ihtiyacı alan kimseler oradan sadece ihtiyacı kadar alırlardı, gerisine dokunmazlardı.

 

Osmanlı’da Ramazan gelince yiyeceklere zam yapmak kat’î sûretle yasaktı. Devlet bunun için her an denetim hâlindeydi.

 

 

Dünyadan Ramazan Gelenekleri

 

Farklı Ramazan gelenekleri listemizde ise şunlara yer vermemiz mümkündür:

 

  1. Yemenliler Ramazan gelince evlerini boyarlar.
  2. Mısır’da evler ve sokaklar Ramazan fenerleri ile süslenir.
  3. Hindistanlılar Ramazan’da bol bol vermicelli tüketir. (Bu, açılan ve kurutulan ince bir makarna çeşididir.)
  4. Ürdün’de her sokak ışıklandırılır. Özellikle hilal şeklinde ışıklandırmalar tercih edilir.
  5. İran’da da her yeri çiçek ve lambalarla tezyin ederler. İlk sahurdan önceki gece ekmek arası soğuk köfte yemek burada önemli bir gelenek!
  6. Özbekistan’da iftar çayla açılır. Çay ise bardakla değil, piyâle adı verilen kâselerle içilir. Sonra da Özbek pilavı yenir.
  7. Yemen ve Hindistan’da Ramazan boyu sürme çekmek âdettendir. Hatta bu işi meslek hâline getirenler de vardır.
Paylaş
SON BLOG YAZILARI
  • Zilhicce Ayı Nedir?
    Zilhicce ayı, İslam takviminin son ayıdır ve hemen hemen tüm İslam âleminde büyük öneme sahiptir. Bu özel ay, dini anlamına ek olarak, aynı zamanda İslam tarihinde çeşitli önemli olayların da gerçekleştiği bir dönemi temsil eder.
  • Zekat Nedir ve Ne Kadar Verilir?
    Zekat, İslam dinine göre zenginlik ölçüsüne göre kabul edilen bir miktarda mala sahip olan herkesin Allah rızası için ihtiyaç sahiplerine verilmesi gereken belli bir miktarı ifade eder. Zekat, mal sahibi kişilere yılda bir kez verilir ve bu miktara "nisap" denir.
  • Yemin Keffâreti Nasıl Yerine Getirilir?
    Yemin keffareti, bir kimsenin yeminini bozması durumunda ödemesi gereken bir tür cezai ödemedir. İslam hukukuna göre, yemin keffareti ne şekilde olursa olsun yemini bozan kişinin ödemeleri gerekir. Bu ödemenin yolu ise on fakire birer fitre miktarı para vermek veya on yoksulu doyurmak veya on ayrı günde birer fitre miktarı para vermek on yoksulu doyurmaktır.
  • Teravih Namazı Nasıl Kılınır? Kaç Rekattır
    Ramazan ayı, İslam alemi için kutsal bir dönemdir. Bu ayda oruç tutmanın yanı sıra, teravih namazı da büyük bir önem taşır. Teravih namazı, nafile namazlardan biri olup, ramazan ayında cemaatle kılınması sünnettir ve bu şekilde kılınması makbuldür.
  • Safer Ayı Nedir?
    Müslümanlar için önemli ve mübarek sayılan aylardan biri olan Safer ayı, İslam takviminde ikinci ay olarak bilinmektedir. Halk arasında uğursuz olarak bilinse de, böyle birşeyin mümkün olmadığı hadislerde belirtilmektedir. Peki Safer ayı nedir ve neden halk arasında uğursuz olarak bilinir?